Böyle tek başına getirip masanın ortasına koyarsan; önce, bir elinde çatal, diğerinde bıçak, masaya dirsek dayamış "okul dönüşü açlığındaki" çocuğun suratına dik dik bakar, sonra, peşinden, biraz ürkek, hafiften konuyu anlamış ve cevabı çok iyi bilen "eşin" soruyu sorar: "başka ne vardı yanında acaba, CANIM!?"
Kalıverirsin elinde bir tabak SOTE mantarla.
Tam olarak, "sotelenmiş bir akşam" yaratmak istemiyorsanız, yani evde, çoluk- çocuk, eş sizden, yemek çeşitleri anlamında, bir beklenti içinde ise, bu riske girmeyin. Yapın paşa paşa, çorbanızı, makarnanızı, yanında bir tavuk, ha, birde sote mantar, tamamdır.
Yoksa, akşam yemeği için, dolapta ne kadar kahvaltılık varsa, masaya taşır, bu birbirinden alakasız, "kahvaltılı-sote mantar" menüsünün baş kahramanı olarak tarihe geçer, yetmedi dile düşersiniz.
Oturup kendi başınıza yiyebileceğiniz, tek başına bile harika bir protein kaynağı bu mantar, ancak, işin içine, diğer aile bireyleri dahil edilecekse, dikkatli bir "kombinasyon" gerektiriyor.
Siz, siz olunuz, lütfen, yanında bir pilav, bir tavuk veya et ile servis ediniz.
Tek başına, SOTE'ye yatmayınız. SOTE'lenirsiniz animallah.
Afiyetle.
