Perşembe, Temmuz 31, 2014


Minik Pastane Sandviçleri











Ben sana "hemen yaparım Zeynepcim"demedim mi?
Hatta, "senin ki kadar iyi olur mu bilemem ama hemen gidiyorum mutfağa" diye de mesaj attım mı?
Attım:)
Ben sözümde dururum arkadaş:)
Kaç zamandır yediğim en lezzetli minik sandviçlerin tarifine, Zeynep'in bloğunda rastladım, sevgili, yeni tarifler denemeyi çok seven ve hep güzel şeylerin peşindeki okuyucu:)
Alp'in en çok sevdiği, içine nutella, çilek reçeli ne bulursa koyup, bayılarak yediği bu pastane tadı kıvamındaki sandviçlerin tarifine, www.zeynepinevi.com  adresinden ulaşabilirsiniz. 
Ben hamurun yarısını yuvarlak, yarısını oval yaptım. Oval yaptıklarımın içine, zeynepin tarifindeki gibi peynir doldurdum, yuvarlak olanlarıda, geçenlerde yaptığım kızılcık marmelatı ile yedik.
Hemde, uzuuun bir yürüyüş sonrası:)
Afiyet şeker-şükür olsun, yapan, yiyen, yediren, tadan, tarifi veren, verdiren herkese:)

Malzemeler
1 yumurta akı
1 çay bardağı ılık süt
1 çay bardağı ılık su
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1 yemek kaşığı toz şeker
2 çay kaşığı tuz
1 paket instant maya
4 su bardağı-yaklaşık-un
Arasına krem peynir ve beyaz peynir karışımı (200 gr kadar)
Küçük doğranmış maydanoz
Üzerine yumurta sarısı
Un hariç tüm malzemeyi karıştırın. En son unu, azar azar ekleyin. -Ele yapışmayacak bir hamur olmalı.- 45 dakika mayalanması için bekleyin. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın ve üzerine yumurta sarısı sürerek 170 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişirin.
Henüz tam soğumamış sandviçleri ortasından keserek, peynir doldurun ve maydonoza bulayın.







Çarşamba, Temmuz 30, 2014

Bak ne buldum!











Yok! yok! hazine, gömü falan değil!
Bayram arifesinde, uzak diyarlara ziyarete gideceğimiz akrabalar için, haldır haldır hediye alacağım diye, o mağaza senin, bu mağaza benim dolanırken, Paşabahçede bulduğum bu taş vazo, benim kendime aldığım, en güzel bayram hediyesi oldu da, sevincim ondan. 
Yabancı dekorasyon dergilerinden birinde görmüş, çok beğenmiştim. Görünce, taş-beton demedim taşıdım getirdim eve:) Ağırda birşey yani!

Koşuşturmadan kutlayamadım bayramınızı. İyi geçti mi? Kavuştunuz mu sevdiklerinize? Kaçtınız mı tatile?
Benim bayrama kadar yetiştirmem gereken fotoğraflar vardı. Bir dergi için ve yine bir web sitesi için yemek fotoğrafları çektim. -Bu işi sevdim sahiden-
Bitirir bitirmez de düştük yollara yine.
Çok güzel fotoğraflar var geride kalan, bir ara toparlayabilirsem onlarıda paylaşacağım sizlerle.
İşe başlayanlara huzurlu bir başlangıç, tatile devam edenlere de iyi tatiller dilerim.









Salı, Temmuz 22, 2014

Doz aşımı, fotoğraf sevdası













Bir işi hobi olarak, zevk için yaparken aldığınız keyif, birden sizden beklenti içine girenleri mutlu etme çabasına dönüşüp, verdiğiniz sözü yerine getirme telaşına büründü mü, karında ağrılar, midede yanmalar, saç diplerine kadar uyuşmalar hissetmek normal sayılabilecek bir vaziyet midir? sorarım sana, ey!bana "ilaç gibi iyi gelen" sevgili okuyucu?
Kaç günlerdir, aldığım bir işi tamamlama telaşı içinde, ne yediğimi ne içtiğimi bir Allah biliyor, ama ben bilmiyorum.
Bu benim ilk profesyonel yemek-yiyecek fotoğrafı çekme işim.
Devamı da geliyor, kısmet işte.
Kabul ediyorum, çok heyecan yaptım, çok telaş yaptım.
Gece uyandım, uyuyamadım, kafamda, yapabileceklerimi tasarladım, unuttum, sonra dank etti! notlar aldım, notları kaybettim.
Mete'nin sen yaparsın, Alp'in sen başarırsın sözleri, kızkardeşimin, annemin desteği olmasa sanırım, uzak diyarlara kaçıp, izimi kaybettirme, hatta hiç iz bırakmadan, usulca atmosferi geçip! Felix'in atladığı noktadan bir süre dünyaya bakmaya niyetliydim.
Neyse ki, korkum benden korkmuş olacak ki! hiç tahmin ettiğim gibi zorlanmadım çekimleri yaparken.
Dün gece iki'ye kadar tamamladım ve hemen bir tık'la yerine gönderdim, gitti, beğenmişler, onaylamışlar hepsini.
Yurtdışı kaynaklı, Türkiye'de, sağlıklı ürünler pazarına giriş yapan bir firmanın, web sayfasında yayınlanacak fotoğrafları, web sayfası henüz hazırlık aşamasında olduğu için bir süre daha sizlerle paylaşamıyorum.
Yakında duyururum kısmetse buradan.
Bu nedenle bu aralar, kah buradayım, kah değilim bilin istedim. Merak edenlere, soranlara, harikulade dileklerinizle destek mesajlarınıza çok çok teşekkür ederim.
Yukarıdaki resimlerde yine ambulans değil,  ambiyans diyeceğim. Kötü espiriden, "otur sıfır" diyeceksiniz.
Bende, bu kadar kusur kadı kızında yani diyip altta kalmayacağım yani.










Pazartesi, Temmuz 21, 2014

Düşleyin yeter

















Bundan bir kaç yıl önce birisi bana gelip, "sen hayalini kurduğun işi yapacak ve bir de, bu işten ekmek yiyeceksin" deseydi, "haha, sahi mi? hadi canım" deyip küçümseyici ve hiiiiiiç inanmamış bir bakışla dalgamı geçerdim inanın.
Hele hele sadece hobi olarak başladığım fotoğrafçılıkta, yemek stilistliği ve ev dekorasyonu ile ilgili fark edilecek bir şeyler yapacaksın dese, "sen gece az mı uyudun? ya da hangi alemdesin şu an" diye nazımın geçtiği kadar dalga geçme sınırlarımı zorlardım, biliyorum kendimi:)
Ama, değilmiş, hayal ettiklerimiz, bir gün kapımızda bitiverirmiş meğer. O hayal gelip sizi bulabilirmiş. "Gerçeğim ben, hayal değilim" dermiş.
İyi bir şeyler yaptığınıza inanırsanız ve tüm samimiyetinizle, her bulaşana bulaşmadan!, önünüze bakarsanız, ayağınıza çelme takmaya çalışanları, moralinizi bozmaya çalışanları es geçmeyi becerebilirseniz, kim tutar sizi. Hayal koşar, siz çoşarsınız bilesiniz.
Kimse tutmasın sizide.
Koşun varmak istediğiniz yer neresi ise, düşe kalka koşun ne olur!, yılmadan, varın hedefinize.
Günün sözü bu olsun,
Düşleyin yeter!









Çarşamba, Temmuz 16, 2014

Evinizde, bitkilere ve doğal dokulara yer açın















Evin girişine yerleştireceğiz bir kaç dal yeşillik, kapıdan girenlere sıcacık bir "hoşgeldin" etkisi yaratacak.
Doğal dokular, naturel renkler ise huzur verecek, mutluluk verecek. Dışarı çıkmak, kalabalıklara karışmak içinizden gelmeyecek.
Test edildi, onaylandı:)
Gökten üç elma düşecekti, vazgeçti:)
Portakallar sepetle geldi!

Hadi, güzel şeyler olsun hayatınızda diyip kaçayım. Çok işim var, mesajlarınıza cevap yazamıyorum, hep teşekkür, hep şükran diyorum ya size, bilin ki yürekten söylüyorum.