Pazartesi, Temmuz 21, 2014

Düşleyin yeter

















Bundan bir kaç yıl önce birisi bana gelip, "sen hayalini kurduğun işi yapacak ve bir de, bu işten ekmek yiyeceksin" deseydi, "haha, sahi mi? hadi canım" deyip küçümseyici ve hiiiiiiç inanmamış bir bakışla dalgamı geçerdim inanın.
Hele hele sadece hobi olarak başladığım fotoğrafçılıkta, yemek stilistliği ve ev dekorasyonu ile ilgili fark edilecek bir şeyler yapacaksın dese, "sen gece az mı uyudun? ya da hangi alemdesin şu an" diye nazımın geçtiği kadar dalga geçme sınırlarımı zorlardım, biliyorum kendimi:)
Ama, değilmiş, hayal ettiklerimiz, bir gün kapımızda bitiverirmiş meğer. O hayal gelip sizi bulabilirmiş. "Gerçeğim ben, hayal değilim" dermiş.
İyi bir şeyler yaptığınıza inanırsanız ve tüm samimiyetinizle, her bulaşana bulaşmadan!, önünüze bakarsanız, ayağınıza çelme takmaya çalışanları, moralinizi bozmaya çalışanları es geçmeyi becerebilirseniz, kim tutar sizi. Hayal koşar, siz çoşarsınız bilesiniz.
Kimse tutmasın sizide.
Koşun varmak istediğiniz yer neresi ise, düşe kalka koşun ne olur!, yılmadan, varın hedefinize.
Günün sözü bu olsun,
Düşleyin yeter!









Çarşamba, Temmuz 16, 2014

Evinizde, bitkilere ve doğal dokulara yer açın















Evin girişine yerleştireceğiz bir kaç dal yeşillik, kapıdan girenlere sıcacık bir "hoşgeldin" etkisi yaratacak.
Doğal dokular, naturel renkler ise huzur verecek, mutluluk verecek. Dışarı çıkmak, kalabalıklara karışmak içinizden gelmeyecek.
Test edildi, onaylandı:)
Gökten üç elma düşecekti, vazgeçti:)
Portakallar sepetle geldi!

Hadi, güzel şeyler olsun hayatınızda diyip kaçayım. Çok işim var, mesajlarınıza cevap yazamıyorum, hep teşekkür, hep şükran diyorum ya size, bilin ki yürekten söylüyorum.



Salı, Temmuz 15, 2014

 Balkon Masası / DIY
 Wooden balcony table













Balkon masası yaptık Mete ile haftasonu. Dün, montajı bitmişti ama boyası kalmıştı bir tek. Onuda akşam üzeri, Mete işteyken ben tamamlayıverdim.
Yine tüm ahşapları ve montaj malzemelerini bauhaus'tan aldık. Boyası da, Polisan'ın ahşap su bazlı-beyaz olanı.
Minik bir masam vardı balkonda, tik ağacından. Üç kişi tamamda, dördüncü kişi geldi mi, tabağını çatalını bırak, bardağını koyacak, kıpırdayacak yer kalmıyordu masada.
Bir de perşembe günü kalabalık bir arkadaş grubu gelecek kahvaltıya, çoluk çocuk olunca, yayılmak lazım balkona.
Ben buna "veranda masası" dedim:)
Hani uzun, ahşap bir verandam olacak ya:)
Tam da orası için bu masa.
Evren, elini çabuk tutsan ne iyi olacak!
Biz hazırız yani "bahçeli ev" ortamına:)

Konu ile alakasız: İkea' nın çerçeve reyonundaki bu kartpostalları -en sondaki fotoğraf-mutlaka görün! Ben bayıldım paketten çıkanlara:)







Pazartesi, Temmuz 14, 2014

Tatile kaçış & Eve dönüş













Tatile çıkmanın en güzel tarafı, sonunda eve dönüyor olmak herhalde. 
Bir sürü güzellik görüp, bir sürü harika anı biriktirmek, acıyan omuzlarına, yanmış sırtına aldırmadan, kolların yoruluncaya kadar yüzmekten helak olmak, bir sürü kitap okumak, internet-TV-telefon detoksu yapmak, güzel yemekler, çantanda bir dünya deniz kabuğu ve çakıl taşı ile eve dönmek, tamam da, evet hepsi harika, hepsi heyecan verici de,
Evde olmak! 
Ah o evde olma hissini yaşamak var ya,
Tatili özletende, tatilde özlenen de,
Tek yer.


Son yayından hemen sonra, tatile çıkınca, kendi kendime söz verdiğim için"hiç bir şekilde" internete bağlanmadım, elime elektronik "hiç bir şey" almadım.  
Tüm yazdıklarınızı, güzel mesajlarınızı eve gelince okudum. Geçikmiş bir teşekkür borçluyum bu nedenle. Ayrı ayrı, hepinize, desteğiniz ve harikulade sözleriniz için çok teşekkür ederim. 
Selam ve sevgilerimle.