Pazar, Mart 17, 2019

BAHAR TADINDA FOTOĞRAFLAR YANINDA KIŞ TATLISI




















Baharı tüm kalbimle, tüm heyecanımla, tüm güzel duygularımla karşıladım. 
Cemrelerin düşmesini dört gözle bekledim. Ağaçların tomurcuklarının patlamasını izledim gün be gün.
Mimozaların, nergislerin, lalelerin, sümbüllerin, ciğerlerime dolu dolu çektiğim kokusu ile kucakladım baharı.

Size de çok mutlu, sıcacık bir bahar diliyorum.

Emel


Ayva tatlısı

2 adet mor havuç
2 Ayva
1 su bardağından az şeker (şekerli seviyorsanız, 1.5 su bardağı koyun)
1 su bardağı su
Dilerseniz karanfil

Ayvaların kabuklarını soyup, ortadan ikiye bölün. Ortasındaki sert kısmı ve çekirdeklerini temizleyin. 
Tencereye dizin.
Çekirdekleri atmayın. Kıvam ve renk vermek için ikiye böldüğünüz ayvaların ortasına yerleştirin. 
Ayvaların üzerlerine, eşit miktarda şekeri yayın. Suyu ilave edin.
Ben rengini daha kırmızı yapmak için mor havuç kullandım. Kabuğunu soyarak, ayvalarla birlikte pişirdim ve daha sonra üzerine küp küp doğrayarak koydum.
Vaktiniz varsa, 2-3 saat kapağı kapalı bekletin. Yoksa kısık ateşte ayvalar yumuşayıncaya kadar pişirin.











Pazar, Mart 03, 2019

KÖMBE (ANTAKYA KURABİYESİ) İLE BAHARA MERHABA












Eşi benzeri olmayan bir coğrafya da, muazzam bir iklim, doğa, eşsiz yemek kültürü, sosyal yaşam mozaiği içinde, din, dil, ırk ayırt etmeden, birbirine bağlı yaşayan bir toplumuz biz.
Türk olmaktan ve bu vatanda doğmuş olmaktan her zaman gurur duydum.
Kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın, asla bu mozaiği, bu bütünlüğü bozamayacaklar.

Vatanımızın her köşesinden binbir bereket ve şifa çıkıyor.
Kars, Antep, izmir, Antalya, Rize, Edirne, Konya, Ankara, Hatay, Urfa, Aydın ve tüm coğrafyamız bize sonsuz güzellikler ve nimetler vadetmeye devam ediyor. 
Yeter ki, sahip çıkalım, yeter ki koruyalım, kollayalım.

Bu hafta sonu, o çok sevdiğim, Hatay yemeklerinden, tatlılarından KÖMBE'yi denedim evde.
Kömbe, Antakya yöresinin geleneksel kurabiyesi. 
Özel bir baharat karşımı ile pişiriliyor ve tazeliğini haftalarca koruyor.
(Tarçın, mahlep, zencefil, muskat, karanfil ve yeni bahardan oluşan bir baharat karışımı. Kurabiye üzerine susam, içine cevizde konuyor ama ben ceviz yerine, kırık badem koymayı tercih ettim.)
İnternette çok farklı tarifler var.  İçine süt koyan var, nişasta eklemeyen, yumurta koymayan var.
Ben, ayda bir kez yemek için gittiğimiz, "hatay gurme" isimli (Ataşehir) restorandan aldım tarifi ve baharatı. Hazır şişelerde satılıyor bu karışım. Evde de hazırlayabilirsiniz.
Nefis bir kokusu var. Bazen, bu karışımı süte karıştırıp içiyoruz evde, Salep gibi.
Kurabiyeye şeklini veren Kalıp, "ma'amül" denilen ahşap bir kalıp. 
Kapalıçarşıdan almıştım çok eskiden ama semt pazarlarında da, tabak-çanak satan standlarda bulabilirsiniz artık.
Aramızda, Antakyalı dostlarım varsa, bu kurabiyenin değişik yapılış şekillerini paylaşırsa çok sevinirim.
Hepsini yapıp, hepsini yemek istiyorum o derece güzel bir kurabiye.

Mutlu baharlar!

Antakya Kömbesi

200 gram tereyağ (oda ısısında, çok yumuşak olmalı, hatta eritip bir kenarda biraz bekletebilirsiniz)
1 çay bardağı sıvıyağ
2 yumurta
4 kaşık nişasta
6 yemek kaşığı pudra şekeri
Kabartma tozu
Vanilya
Kömbe baharı ( 3-4 tatlı kaşığı )
Ufalanmış badenm kırığı (tuzsuz badem)
Kulak memesi kıvamında un

Bütün kurabiye malzemelerini karıştırın. Yumuşak ele yapışmayan bir hamur elde edeceksiniz.
Sonra kalıpta veya elinizde şekillendirip, yağlı kağıt serili tepsiye dizin.
175 derece de 15-20 dakika üzeri kızarıncaya kadar pişirin.








Pazartesi, Şubat 25, 2019

KUM KOLEKSİYONCUSU











Yıllardır, yazın gittiğim her deniz kenarından, kumsaldan küçük bir kavanoz kum getiririm.
Uzun zamandır, onları daha düzenli nasıl saklayabilirim diye düşünüp, vakitsizlikten ertelediğim için, kar tatilini fırsat bildim.
Küçük kavanozlar aldım ve üzerine getirdiğim yerlerin adını, tarihini yazdım (edding beyaz ,ince uç, cam kalemi)
Sonra, güzelce sıralayıp rafa kaldırdım.

Çok enteresan, kum deyip geçmeyin.
Hepsinin dokusu, kokusu ve rengi değişik.
Farklı karakterli, farklı kişilikli gibiler. 
Biri yumuşak, biri sert. 
Biri daha ince, biri kalın. 
Biri açık renk,  bir diğeri koyu.
Sert rüzgarlar, sert dalgalar, sert iklimler görmüşler, ufalanmış, küçülmüşler ama yok olmamışlar. Aksine, tek tek bakınca pırıl pırıl parlıyorlar ışığı görünce.
Farklılıkları onları güzel kılan ve hatırlattıkları o güzel anlar hayata değer katan.

Mutlu haftalar!

Emel













Pazar, Şubat 03, 2019

DOLU DOLU BİR HAFTA





















Bugün tatilin son günü. 
Yarın ikinci dönem için, öğretmenler, personel, çoluk çocuk, hepimiz okulları dolduracağız yine. Koridorlar, derslikler şenlenecek.
Çocuk sesi "kuş sesi", "su sesi" benim için. 
Allah eksikliklerini göstermesin.

Bu arada, bir hafta evde dinlenerek geçirdim. Dinlenmek derken, "oturunca yorulanlardan" olduğum için, bir sürü yapılacak, biriken işlerimizi hallettim. 
Oh, şükür!

Fotoğrafları, karman-çorman çektim hafta içi elime makineyi aldıkça.
Evde de güzel görecek ne kadar çok şey var. Işığı da yakaladım mı, o an bende saklı kalıyor sanki çektikçe.
Sonra dönüp dönüp bakıyorum, o anı yeniden yaşamak adına.
Neyse, uzatmadan,

Sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir "ikinci dönem" diliyorum, tüm eğitim-öğretim çalışanlarına ve tabi ki evlatlarımıza.

Sevgiyle,

Emel

(Merak edenler için: ilk fotoğraftaki teneke kutu (konserve kutusu) dekupaj. Print ettiğim bir desenle kapladım. 
Yastık kılıfları, çekmeköy pazarından. Tanesi 5 lira. 
Ihlamurlar sitenin bahçesindeki ıhlamur ağacından, geçen bahar toplayıp kurutmuştum.
Yeşil karton kutu : zarahome 3. indirimden 19 TL)