Pazar, Mart 26, 2017

Baharla renklen & Hibiskuslu Ayva Tatlısı
















Siz ayva tatlısını nasıl yapıyorsunuz? Şu kırmızı rengini veren şekeri mesela kullanıyor musunuz? Lohusa şekeri mi deniyor ona?
Ben hiç kullanmadım. Ayva çekirdeğinin ve kabuğunun da o kadar kırmızı renk verdiğine de hiç tanık olmadım. Kıpkırmızı bir ayva tatlısını önünüze koyup, "vallahi sadece içine kabuk ve çekirdeğini koydum" diyenlere de bence inanmayın. Ya da benim şimdiye kadar yaptığım ayvaların çekirdek ve kabuklarında renk sorunu var. Hiç o kadar kırmızı bir renk elde edemedim.
Bir ayva 4-5 saat kaynarsa bence pelte gibi bir şey olur. Dağılır. Hani reçetelerde kırmızı rengi alması için 4-5 saat kısık ateşte pişirin diyorlar ya, yok o da olmaz. Marmelat olur olursa.
Ben ne yaptım söyliyim.
Hibiskus yapraklarını, (2 yemek kaşığı) 2 yemek kaşığı şeker ve 1/2 su bardağı su ile reçel kıvamına gelene kadar 15-20 dakika pişirdim.
Ayvaları soyup, içini oyarak fırın tepsisine, ortalarına da çay kaşığının ucu ile tereyağ koydum. Her yarım ayvanın ortasına 2 yemek kaşığı şeker ilave ettim. Karanfil ve tarçın çubuğu koydum. 1 elma ve yarım ayvayı rendeledim. Hafif şeker  ve tarçınla harmanladım. Harcı ayvaların ortasına koydum. Fırın tepsisine de 1/2 çay bardağı su koyup 190 derecede 20-25 dakika (daha da yumuşak severseniz 30-35 dakika) pişirdim.
Fırından çıkardığım ayvaların üzerine hazırladığım hibiskus sosundan döktüm.
Valla, on numara beş yıldız.
ha, çok kırmızı mı değil, ama çok değişik çok lezzetli bir tatlı oldu.
Bu arada mimozalar açtı. Dallarda, beyaz, pembe bahar çiçekleri.
Evlerde ve içimizde bir hareketlenme, bir bahar sevinci.

Hafif ve Bahar kokulu evler zamanı.

Mutlu haftalar

Emel





Pazar, Mart 19, 2017

Minikte olsa, gül olsun




















Hep favorimdi, hiç değişmeyecek sanırım. 
Bahçem olunca dikilecekler arasında ilk sırada, kokulu pembe  sarmaşık ingiliz gülü veya bulabilirsem reçellik pembe gül.
Kokusu, yazarken burnuna geldi. O kadar seviyorum.
Tesadüf mü bilmiyorun ama elimi attığım her şeyde gül deseni, gül kokusu var bu ara.
En son gül suyu aldım eve, oda kokusu niyetine.
Yastıklarım, koltuklarım her yer gül kokusu içinde.
Bir de gül'üyorum herşeye nedense.
Sizde gülün, yerli yersiz boşverin.
Sıkıntılar, buharlaşıyor gülünce deneyin.

Gül(er) yüzlü haftalar!

Emel









Pazar, Mart 12, 2017

Eskinin Kıymeti



















Her şey zaman içinde, geçen zamana inat daha güzel sanki.
Sadece eşyalar değil. 
Anneciğimin "gümüş saçları" mesela. Nasıl güzeller.
Hırpalanmış ama hala, iş gören, pamuk gibi elleri.
Çocukluğumda, kullandığım çatal-kaşıklar.
Örtüler, danteller, eski bir gözlük kılıfı, porselen bir tuzluk.
Yaşanmış, az-çok hırpalanmış, savrulmuş, toparlamış, tökezlemiş, düşmüş, kalkmış, iz bırakmış ne varsa.
Hepsi.
Eskinin kıymeti, en çok yaş ilerledikçe biliniyor herhalde.
Ben de son zamanlardaki durum bu.
Eskiye özlem, geleceğe umut içinde.

Mutlu haftalar olsun!











Pazar, Mart 05, 2017

Malaga & Çamaşır Makinesi ve diğerleri


















Vakit buldukça, instagramda, yemek-tarif profillerini izliyorum. Son zamanlarda, ne kadar güzel yayınlar yapıyorlar, yemek bloggerları. Geneli videolu. Öyle çok artistik-sunumluk tarifler değil. Evde herkesin yapabileceği, malzemeleri makul tarifler.
Bir çoğunu da beğenerek ve uygulayıcı olarak takip ediyorum. Çoğuna tesadüfen denk geliyorum. İlgimi çeken tarifler varsa, peşini bırakmıyorum, böyle.
Malaga'yı ilk, yemek yediğimiz bir restoranda keşfetmiştik. Başka adı var mı bilmiyorum. Alp çok beğenmişti. 
Sonra, aralıklı gidişlerimizde, hep sipariş verir olduk. İçinde muz, üzerinde çikolata, hafif bir krema ve ince bir kek dilimi üzerinde, güzel bir tat.
instagram da, @lezzeti_ask profilinde, bu tarif videolu anlatılmış. Dilerseniz bakabilirsiniz ya da you tube'dan izleyin. Çocuğunuz varsa, bu tatlıya bayılacak. Tarifi aşağıya yazacağım birazdan ama beni daha çok mutlu eden bir şey yaptım bugün, onu anlatayım önce, sıkmadan, kısaca.
17 senedir kullandığım çamaşır makinesini değiştirdik, epey oldu, arıza yaptı, alttan su akıttı, astarı yüzünden pahalıya bir masraf listesi çıktı. Değiştirmek gerekti.
Vesselam, aldığımız çamaşır makinesi, eski makinenin dolabına sığmadı. Daha doğrusu, dolabın kapakları kapanmadı, bu makine, diğerine göre biraz ebatlıymış. Bir parça daha geniş.
ee... ne yaptık?
Kapakları çıkardık, ikea'dan perde reyonundan metal klipsler ve tel aparatını aldık. Evde, beyaz ketenim vardı. Tel aparatı dolabın her iki kanadına monte edip, klipslerle keteni üzerine astım.
Eski evlerde görüp çok beğendiğim bu örtme şeklini, mutfak dolaplarına da yapacağım bi ara. Çok seviyorum, hatta desenli kumaşlardan, renkli kapak örtüleri çok güzel durabilir. Bu klipsler, hem fiyat olarak, hemde kullanım açısından çok iyi.
Örtü severlerin, kapakları olmayan dolapları kapatmak isteyenlerin, aklında olsun ve güzel bir pazartesi başlasın, bahar çoşkusu içinde!
Emel

Malaga
Kek için: 4 yumurta (ben 3 kullandım), 1 çay bardağı toz şeker, 1 çay bardağı un, 2-3 yemek kaşığı sıcak su, yarım çay bardağı nişasta, 1 paket vanilya, 1 çay kaşığı kabartma tozu.
pandispanya için, yumurta sarıları ve beyazlarını ayrı kaplara alın. Sarısı ile şekeri, beyazlaşıncaya kadar çırpın. Diğer malzemeleri ekleyin. Yumurta beyazlarını, krema kıvamına gelinceye kadar çırpın. Yumurta sarılı karışıma ekleyin. -köpükleri çok eritmeden- 170 derecede, yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dökün,  10-15 dakika pişirin. -Kürdan testi yaparak-
Kreması için:  200 gr. labne, 1 kutu krema, 2 paket krem toz şanti, 1 çorba kaşığı pudra şekeri, bir paket vanilya
Hepsini mikserle krema kıvamına gelene kadar çırpın.
Üst çikolatası için: 1 kutu krema, 2 paket bitter çikolata (tarifte bir paketini sütlü kullanmış), 2 çorba kaşığı kırık fındık (tarifte pirinç yer fıstığı kullanmış)
Kremayı ısıtın. Çikolataları ekleyin. Fındığı ilave edin.
Keki kağıttan çıkararak, dilimler halinde kesin. Üzerine bir kat krema ve ortadan ikiye böldüğünüz muzu koyun. Krema ile üzerini iyice kapatın. Her dilim için aynı işlemi yapın.
Çikolata sosu dökerek, biraz dolapta bekletin. Sonra servis yapın.