Pazartesi, Nisan 21, 2014

Biraz mor salkım, biraz kartopu, biraz paskalya çöreği



















Pazar sabah yürüyüşümde, bana eşlik eden mor salkımları, kartoplarını, eve gelince, güzel bir çörekle tanıştırdım ama pişman oldum sanki.
Bir samimiyet, bir samimiyet sorma gitsin.
Bu kadar içten, "önceden tanışıyoruz zaten" muhabbeti görmedim.
Baharın çocukları ya hepsi, kan çekiyor belki ki.
Mutlu başlangıçlar,
Harika bir hafta,
Bol keyifli Pazartesi.






Cuma, Nisan 18, 2014


Cuma, mutlu eder!











Bahçede, balkonda, renkler ve çiçekler içinde, sırtınızı okşayan güneşin altında uzun kahvaltılar ve doyasıya keyif alacağınız bir haftasonu olsun dilerim.





Perşembe, Nisan 17, 2014

Apartman katında, sahil etkisi












Deniz havası almak, denizi hissetmek için illa, deniz kenarında yaşamak gerekmiyor. 
Pekala, evimizin bir odasında bile, o çok sevdiğimiz, iyot kokusunu hissedebilir, turkuaz mavi ile iç içe yaşayabiliriz.
Buzdolabımın üzerinde bir motto var. Daha doğrusu bir dilek. "Beyaz verandalı sahil evim için şükürler olsun" yazmışım ve asmışım üzerine.
Ben dileklerimi önce kağıda yazar, sonra görünür bir yere asarım. Gelip gittikçede o yazıyı okur, hayalimde canlandırırım önce ne istediysem.
İnanırsınız ya da inanmazsanız, bu bir "secret ilkesi" değil. 
Benim ilkem, benim düşüncem.
Bu hayalimin gerçekleşmesi zaman alabilir, bunu biliyorum ama diliyorum ve olacak biliyorum.
Bu nedenle, bir sürü sahil evi objesi, eşyası biriktiyorum.
Bu fotoğraflarda gördüklerinizin hepsi, yakında sahil evime taşınacak inşallah.
Cam şişelerde gördükleriniz, benim kum koleksiyonumdan. 
Her gittiğim tatil yerindeki deniz kumunu alır getiririm yıllardır. Ben gidemezsem Mete getirir, yurt dışı seyahatlerinden.
 Benim için paha biçilmez değerdeler ve çok ilginç, hiç bir yerin kumu birbiri ile aynı değil. Hiç bir sahilinki bir diğerine benzemiyor. 
Tıpkı bizler gibi, onlarda farklı-farklı karakterde sanki.

Diyeceğim, sizde isteklerinizin olacağına inanın önce ama yürekten inanın.
Gerisi için "yukarısı" mesaide, merak etmeyin.

Balık temalı tepsi: IKEA
Üzeri yazılı tealight mumluk: Mudo concept
Üzerinde yelkenli olan askılık: Boyner evde
Peştamal: Metro gros
Tel dolap: wood works by mete













Çarşamba, Nisan 16, 2014

Pavlova











Bildiğimiz beze'den hallice, kremalı ve taze meyvalı, harika bir bahar-yaz tatlısı. 
Kolay yapılıyor olması bir yana, sunumuda bir o kadar göz alıcı.
Adını "Anna Pavlova" adında rus bir balerinden alıyor almasına ama ne Avusturyalılar, ne de Yeni Zelandalılar, bu tatlının sahibi olma yarışında anlaşamıyorlar. 
Anna Pavlova'nın gösteri sırasında giydiği tütü'lere benzediği ve kelebek hafifliğine sahip tadı nedeniyle ya da yine Pavlova'nın Avusturya ziyareti sırasında, onuruna verilen yemekte ikram edilen bir tatlı olması nedeni ile bu ad verildiği yazılıp çizilmiş. 
"Avusturya tatlısı" diyen var, "yok efendim bu bir rus tatlısıdır" diyende. Yeni Zelandalılar nereden sahiplenmiş, onu  bilmiyorum:)
Beni bağlayan kısmı ise lezzeti, görüntüsü ve hafifliği.
Yoksa, anna için, samanta için yok marie için, Avusturya da yapılmış, Rusya da pişmiş, fark etmez yani.