Pazar, Mayıs 12, 2019

FOTOĞRAFIN DİLİ














Bloğu hazırlarken, sanırım en zorlandığım şey, fotoğrafların altına yazı yazmaya çalışmak. 
Yazmayı sevmediğimden değil, aksine kendimi her zaman "yazarak" daha iyi ifade edenlerdenim ama burada, bu sosyal medya dedikleri mecralarda, koyduğunuz fotoğrafların altına, o fotoğraflarla ilişkilendireceğiniz bir yazı kaleme almanız gerekiyormuş gibi bir bakış açısı var.
Örneğin instagrama bir çiçek fotoğrafı koyduğunuzda, çiçeğin anavatanından, tohumdan, taç yapraklarına kadar olan sürede başından geçenlerden bahsetmeniz gerekiyor :) yoksa yandınız. "Çiçek koymuşsun ama ingiliz kraliyet ailesinden bahsediyorsun, ne alaka?" diye size ayar çekmeye çalışanlar sırada bekliyor zira.

Ya da bir kek fotoğrafı koydunuz ve  altına "hadi iyi geceler" yazdığınızda, "ooo bu saatte kek mi" gibi geri dönüşler. 
 Altına, illa tarif vereceksiniz ve ya "ne güzelde kabarmış değil mi" gibi sohbeti artıracak, iştahı kabartacak notlar bırakmanız gerek.
Yoksa koy keki, "bugün canım nasılda sıtkın" de bakayım da gör.
Çiçek ve can sıkıntısı aynı karede olamaz:)
İşi gücü ayar vermek için hazır kıta bekleyenler için bulunmaz paylaşımlar tabi bunlar.

Diyeceğim, fotoğrafları biraz özgür mü bıraksak acaba?
İlla altını doldurmak, gerekli-gereksiz bir sürü şey yazmak yerine "sadece bak ve ne hissettirdiğini düşün"manasını mı yüklesek kendilerine.
Bırakalım fotoğraflar kendi dilini bulsun, kimse de kimseyi kırmasın şu üç günlük dünyada.

Mutlu olun,

İyi haftalar.

Emel















7 yorum:

  1. Ne güze dile getirmişsiniz...
    Ebru

    YanıtlaSil
  2. Belki de o yüzden sosyal medya mahallesinde herkes şen, herkes mutlu, parmaklarından marifetler fışkırıyor da, kahveler yanında bir araba dolusu dertle değil, bir dal çiçekle servis yapılıyor..Susan, sıkılan, yataktan kalktığı gibi dolaşan, buzdolabı önünde artık yemek tıkınan yok..Biz onu değil, o bizlerden yeni bir ırk yaratıyor galiba :))

    YanıtlaSil
  3. Fotoğraflar çok harika çok teşekkürler Emel Hanım

    YanıtlaSil