Salı, Ekim 13, 2015

Güneş yüreğimize doğsun!













Sevmiyorum olumsuz, üzücü şeylerden bahsetmeyi.
Hep güzellik, hep iyilik diliyorum, istiyorum ama bir yere kadar işte.
Sizin, benim elimizde olmayan şeyler yüzünden, ülkemizi yangın yerine çeviren nedenler yüzünden, geçen hafta tam bir yürek sızısı geçti.
Cumartesi günü, "aman da haftasonu gelmiş, aman da güneş nasılda mutfağıma dolarmış, aman da çıkıp biraz dolaşalım, neşemizi bulalım" diye elimde fotoğraf makinesi, kahvaltı masası ortada, ayağımda pijama, evin içinde, acemi balerin edası ile fır dönerken, güzel başkentimden gelen haberle sarsıldık, suratlarımız düştü, içimizi derin bir üzüntü ve çaresizlik kapladı.
Televizyonda ki görüntülere bakamadık, gazeteleri okuyamadık, kös kös işe, okula gidip geldik, instagram'da yabancı profillere hayran hayran iç geçirdik, sakinliklerine, huzur içindeliklerine, kuşla böcekle, küçücük evleri, çolukları-çocukları ile mutlu profillere içten içe özendik. Allah daha çok versin gözümüz yok ama bizim ülkemiz nasıl oldu da bu hale geldi diye sözsüz bakıştık aramızda.
Bunun yanında, bu ülkede yaşayan, dünyadan bir haber, bazı  "like toplayıcılarının"yemek masalarının, balkon sefalarının, dekorasyon gurularının!!, kahve fotoğraflarının, selfilerinin gazabına uğradık, ikilemde kaldık, "aaa yok artık dedik" yine üzüldük, bizden birşey olmaz, "birlik" bu mu dedik!
Bazı takip ettiğim instagram profillerinin de, olay karşısındaki insanlık dışı yorumlarını okuyamadan, takibi bıraktım. Hayatını kaybedenlerin İNSAN olduğunu unutup yazdıklarına üzülmek bir yana, birer anne, kadın olmalarından dolayı,  şaşkınlık içinde bir "mana" aradım yazdıklarında. Yanlış anlamışımdır, "bu kadın, kuşları, çiçekleri, gökyüzünü, sevgiyi fotoğraflıyor, böyle düşünemez" dedim ama yanıldım.
Şimdi, yapılacak tek şey kaldı, O da, 1 kasımda ki seçimler!
Herkes ama herkes oyunu kullansın sevgili okur! Geleceğimiz Cumhuriyet olmadan, demokrasi olmadan olmaz.
Güneşli günlerimiz yakın olsun!
#oyverirkengeleceğiniverme#cumhuriyetsizolmaz#










11 yorum:

  1. Levent Kırca Sonsuzluğa gitmeden önce bir mektup yazmış, Mektubunu bitirirken ki sözleri çok önemli ki şöyle demiş, Atatürk le kalın Cumhuriyetle kalın ve Hoşça kalın. Oda çok değerli bir insandı, hep halkı aydınlatmaya çalıştı. inşallah anlarız değrlerimiz in kıymetini.

    YanıtlaSil
  2. Ah Emel...Ne güzel yazmışsın yine...İlk iki fotoğraftaki güneşin ışığına bayıldım.. İnşallah barış kazanacak ülkemizde. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
  3. kocaman bir AMİN diyorum emelim kocaman bir AMİN.. yüreğimiz yangın yeri! artık herkesin taşın altına elini koyma zamanı şimdi..
    siyasetle hiçbir bağı olmayan bir insanın yapabileceği birşey yaptım ve az önce oy ve ötesine üye oldum!
    1 Kasım ülkem için barış dolu huzur oldu günler getirsin..
    o yurtdışında yaşayan instagramda gördüğün mutlu mesut resimli günleri bizde her daim yaşayalım..

    YanıtlaSil
  4. Bunca kin biriktirmişken insanlarımız yüreklerinde birlik beraberlik, barış , mutluluk nasıl olacak?
    Ne düşünüyorsam eksiği yok fazlası var yazmışsın kalemine sağlık!
    Ben yoruldum artık Emel.
    Sevgiyle kal 💝

    YanıtlaSil
  5. Üzülmek bir yana nasıl utanıyorum o yazılanları okuyunca bir bilsen Emel,nasıl olur, nasıl bu kadar kinleşir insanların içi diyorum.Çekiliyorum köşeme tıkıyorum kulaklarımı ama olmuyor bildiğin gerçekten saklanamıyorsun.Biz bu günümüz için kaygılıyken o kişilerin duyguları altında yetişen çocukların geleceğimiz olduğu düşüncesi daha bir korkutuyor beni.Hani sevgi,hani hoşgörü...hani bu topraklar beşiğiydi bu güzel duyguların...Ne oldu neden bu kadar sevgisiz olduk böyle mi kazanacağın Allahın sevgisini,birbirimizi öldürerek, ya da ölmesini dileyerek yemin ederim utanıyorum bazen insanlığımdan.Ama yine iyiliğe sarılıp kalbimi iyileştiriyorum,gel küsme ,bak dünyada hala iyiler var diyorum sarılıyorum sıkıca iyiliğe iyileşiyorum elimden geldiğince...

    YanıtlaSil
  6. dediklerine kesinlikle katiliyorum... gecen hafta bazi kisilerin umursamizliklarindan dolayi facebooka bile bakmadim, ama buradan hic birsey yapmayica da kendimi kötü hissediyorum.... umarim artik 1 Kasimda istedigimiz sonucu elde ederiz...
    Sebus, öy ve ötesine katildigin tebrik ederim seni... Istanbulda olsaydim kesinlikle bende katilirdim... her bilincli vatandasin görevi aslinda....

    YanıtlaSil
  7. Merhaba, bloğunuzu çok beğendim. Böyle bir bloğa sahip olduğunuz için sizi kutluyorum.
    Sizi kendi bloğuma davet etmek istiyorum. http://beyazlimon.blogspot.com/.
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  8. Mevlana'nın şehriyiz, hoşgörüyü, sevgiyi temsil ediyoruz diyenler onca ölmüş insan yapılan saygı duruşunda yuh çektiler, ıslıkladılar. Bu son noktadır insanlığımız adına. Ama sizden farklı bir düşüncem var yaşam tamamen eskisi gibi devam etmeli, paylaşımlar aynen yapılmalı. Zaten amaçları bu değil mi? Halkı tedirgin etmek, normal yaşamdan uzaklaştırmak. Neyse fotograflarınız gene müthiş.

    YanıtlaSil
  9. Nasil güzel anlatmissin..Yazdıklarının noktasına, virgulune kadar katılıyorum. .Sevgilerimle,iyi aksamlar

    YanıtlaSil
  10. uzun zamandır ne yazdım ne okudum .... fotoğraflarıa bakıp biraz mutlu oldum Emel ablacım :) hele eşinle yaptığınız yemek masanızı görünce bir kez daha hayran kaldım keşke böyle bir masam olsaydı :((

    YanıtlaSil