Salı, Mart 02, 2021

EVİM DERGİSİ 15 YAŞINDA!










Evim Dergisi, 2006 yılında yayın hayatına başladığında, bende yeni yeni blog hazırlıkları yapıyor, fotoğraf çekimleri, ev düzenlemeleri, kendin yap projeleri ve dekorasyona dair ne varsa okuyor, araştırıyordum.
Tam da o zamanlarda, ikea yeni açılmış, evim dergisi yeni çıkmış ve biz yeni bir eve taşınmıştık. 
Dekorasyon konusunda, tam bir rehber oldu ikisi de bana.
Minnettarım.
 
Sonra bir gün, dergiyi elimden koltuğa atıp, balkondaki eski, paslanmaya dönmüş, ikea galveniz saksılarımı beyaza boyadım, içine renk renk sardunyalar diktim ve fotoğraflarını çekip Sevda Barandır'a -genel yayın yönetmeni- mail attım.
"Nasıl olmuş, fikri sizden aldım teşekkür ederim" demek için.
Ve hiç beklemediğim bir sürat, alaka ve samimiyetle Sevda'dan geri mesaj aldım.
Sonrasında, ben onlara, onlar bana aramızda harika bir dostluk ve işbirliği oluştu.
Bugün tam 15 yıl olmuş.
Bu özel sayı içinde, bende naçizane bir iki fotoğrafla katkıda bulundum.
Mart sayısında, yeni yaşa özel fotoğraflar ve dileklerin olduğu harika bir görsel şölen var. Ayrıca, Evim dergisinin instagram sayfasında, süpriz videolar var.
(Tek rakibim Jülide Ateş:) bu kadarını söyleyeyim:))
Ay o ne kasılmak:)

Fırsat bulursanız bakın.

Yeni yaşın kutlu olsun Evim Dergisi.

Nice Yaşlara!










Pazar, Şubat 21, 2021

ALP'İN BROWNİ KURABİYESİ & YASEMİN'İN SERAMİKLERİ











 

Çok küçük yaşlarından beri mutfağa ve değişik tariflere meraklı Alp.

Onun bu merakını, 1.5 yaşındayken gittiğimiz markette, "Anniiii, evde soğan var mı" deyip, koca bir salkım soğanı havada sallarken anlamıştım:)

Odasındaki oyuncaklarla değilde, daha çok mutfaktaki tencere ve tava ile münasebeti ilginçti. "Bayb chef" en sevdiği programdı mesela:)

Gel zaman, git zaman ortaokul bitti, lise bitti bu arada, üniversite hazırlığı, sınavlar, dersler derken, mutfağa olan ilgisini hiç azaltmadan, hatta daha da geliştirerek benim en büyük yardımcım oldu evde.

Taze makarna, her türlü pastane işi, değişik ülke mutfaklarına ait tarifler, Alp'ten soruluyor artık.

********

Herkesin bir hobisi olmalı hayatta.

Profesyonel yaşamın dışında, seni motive edecek, stresini azaltacak, zamanın dolu dolu geçtiği uğraşların olmalı.

Yoksa, üretmeden, heyecanlanmadan, ortaya birşeyler çıkarmanın hazzını yaşamadan olmuyor. Dışarıda ki hayat çok stresli, yorucu. Bununla başa çıkmak için mutlaka kendinle kalmalı insan.

*******

Yasemin benim uzun yıllardır arkadaşım. O da sürekli üreten, uğraşları olan, çabalayan, çalışan, zarif bir kadın.

Bana yeni yaptığı seramiklerden bir set yollamış. Zaten severek kullandığım bir takımım vardı yine onun elinden. Bu seferkilerde o kadar güzel ki, bakmaya doyamıyorum.

Linkini bıraktım adının altında. Sitesine vakit bulursanız bir göz atın. Yeşil bir seramik takım var, denizin dibindeki yeşil tonlarını anımsatan. Ona da bayıldım.

*******

Yapmak isterseniz, browni-kurabiye tarifi

3 paket bitter çikolata, 2 yemek kaşığı -dolu dolu- tereyağ, benmari usulu eritilip, bir kaba alınıp, oda ısısında bekletilecek.

Diğer kapta, 2 yumurta, 1 su bardağından biraz az esmer şeker ile iyice, kıvam alana kadar çırpılacak.

Yumurtalı karışıma, yavaş yavaş oda ısısında bekletilmiş çikolata sosu karıştırılacak ve hemen arkasından 1 su bardağından bir parmak eksik un, kabartma tozu, vanilya, bir çimdik tuz eklenerek, spatula ile karıştırılacak.

Hazırlanan karışım 30 dakika buzdolabında bekletilecek.

Yağlı kağıt serili tepsiye, dondurma kaşığı ile aralıklı konulacak. Üzerine biraz deniz tuzu (kalın) serpilecek. (tuz enteresan bir lezzet katmış)

175 derece ısıtılmış fırında, 12 dakika pişirilecek.

Afiyet olsun.

Emel












Pazar, Şubat 07, 2021

ZAMAN SU GİBİ & "TİKKA MASALA" SOS














 

Nasıl akıp gidiyor, hangi ara ocak bitti, neredeyse şubat ortası. Anlayan varsa "tane tane" anlatsın. 

Bir hafta tatildim.

Tatilin başında, evle ilgili ne planlar, ne düzenlemeler kafamda.

Hepsi için yeterli zamanım var nasılsa, bir bir hallederim derken, yarın iş başı yapacağım!

Ben ne yaptım.

Hiç.

Zaten, insanın nedense içinde de gelmiyor bazen. Gündem son derece can sıkıcı. Ne kadar haberleri açmayayım, okumayayım deseniz de, bir yerden içine giriyorsunuz yine de.

Nasıl düzelir, nasıl yoluna girer herşey, zamanla göreceğiz.

Hayırlısı olsun herşeyden önce.

Sağlık olsun.

*******

Geçen gün, tavuğun yanına Mete, bir sos yaptı. Hint sosuymuş. Tikka Masala Sosu.

Meraklı böyle değişik soslara, karşımlara. Evde de baharatlar vardı, hepsini karıştırmış ve harika bir sos çıktı ortaya. Aslında bu sos bir marinasyon sosu. Tavuğu pişirmeden önce bu sosa yatırıp pişiriyorlarmış hintliler.  Öncesinde mesela, baharatları kavuruyorlarmış, aroması iyice ortaya çıksın diye. Krema da ilave edip, tavukları bu karşımında bekletiyorlarmış.

Böylesi de iyi oldu. Tam tarif isteyenler, internetten araştırabilir.

Sizlere de yazayım bizim uyguladığımız tarifini, belki denemek isterseniz.

TİKKA MASALA SOS 

1.5-2 çay bardağı süzme yoğurt

1 çay kaşığı keten tohumu (ince çekilmiş)

1 çay kaşığı kişniş Tohumu (ince çekilmiş)

1 çay kaşığı kimyon

1 çay kaşığı dövülmüş karanfil

1 çay kaşığı kırmızı biber (toz-acısız)

1.5 çay kaşığı zerdeçal

1 çay kaşığı zencefil

1 çay kaşığı soğan (kurutulmuş)

1 çay kaşığı sarımsak (kurutulmuş, yoksa çiğ sarımsak)

2 çay kaşığı oda ısında yumuşak tereyağ

2 yemek kaşığı zeytinyağ

Tüm malzemeyi bir kabın içinde iyice karıştırın. Yukarıda ki fotoğrafta olduğu gibi, "kıvamlı" bir sos olacak.

Pişirdiğiniz etin veya tavuğun yanında servis yapın.







Cumartesi, Ocak 30, 2021

KIŞ KÖŞESİ & EVİM DERGİSİ ŞUBAT SAYISI










Evim dergisi şubat sayısı çıktı. 
Benim "kış köşem" de var yeni sayı da.
Can sıkıcı haberlerden uzaklaşıp, huzurla, sıcacık bir köşede, bir fincan çay veya kahve eşliğinde okunacak bir dergi olmuş yine.

Keyifli haftasonları

Emel





 

Pazar, Ocak 17, 2021

KAR GELDİ & KABAK LİFİ & TERTİP DÜZEN


















 

Nihayet beklenen kar geldi İstanbul'a. Dün akşamdan beri aralıksız yağıyor. Çok da soğuk. 

Balkon da masanın üzerinde duran meyveler ve bir kaç çiçeğim bile donmuş. 

Kimsenin, hiç bir canlının dışarıda olmaması, geceyi dışarıda geçirmek zorunda kalmaması için dua ediyorum.

Elimizin değdiği, gözümüzün gördükleri bir yere kadar yetiyor sonuçta.

Pencereden seyretmek güzel olmasına güzel de, ben sıcağı seviyorum. Kışın karanlığına, soğuğuna doğmuş olmama rağmen, yaz severim. Kış insanı değilim. 

*******

Bulaşıkları genelde elde yıkıyorum -az olduğunda.- 

Fakat oldum olası, o yeşil, altı sert keçeli, sentetik süngerlerden hoşlanmıyorum. Hijyenik bulmuyorum.

Hep alternatif arayışım vardı ve çoğu zaman da kendi ördüğüm lifleri kullandım.

Geçenler de, instagram da arkadaşlara danıştım. "Siz ne kullanıyorsunuz elde bulaşık yıkarken" diye. Müthiş güzel fikirler geldi.

"Kabak lifi kullanıyorum" diyen çoktu. "Tül perde" diyen oldu. "Balık ağı" diyen oldu.

İlk defa duyduğum bir sürü öneri geldi.

 En çok ilgimi çeken Kabak lifi oldu. Hemen internetten sipariş ettim ve kullanmaya başladım.

Gerçekten hem doğal, hem harika temizliyor. Yapısı sert gibi ama su ile temas ettiğinde hemen yumuşuyor. Dayanıklı, sağlıklı, kullanışlı ve ben sanırım aradığımı buldum.

Buradan da çok teşekkür ediyorum intagramda bana yol gösteren arkadaşlarıma.

*******

Kiler dolabını ne zamandır elden geçirememiştim. Bu haftasonu onu da hallettim. Baharatlarıma çok sevdiğim weck'in beyaz kapaklı kavanozlarından aldım, üzerlerini etiketleyip kaldırdım.

Ufak değişiklikler ve yenilikler iyidir. Mutlu ediyor, umut veriyor.

Güzel bir hafta olsun.

Emel