Pazar, Mayıs 19, 2019

GÖKYÜZÜNDEN DENİZE MAVİNİN HER TONU











Gün geçmiyor ki, posta kutuma bir firmanın, x ürünü için reklam yapmamı isteyen bir mail düşmesin.
Reklama karşı değilim.
Emeğe, üretime, yapılan işe, her zaman saygı duyarım.
Burada zaman zaman, arkadaşlarımın el emeklerini, sizlerle paylaşmaktan da asla gocunmam.
Ama, beğenmediğim, asla kullanmayacağım bir ürünün de, tanıtımını, reklamını yapacak kadar ne vakit,  ne de  enerji bende yok.
Lansman daveti, blogger buluşması, sosyal medyadaki dekorasyon bloggerları toplantısı gibi etkinliklere, hep "teşekkür ederek" katılamayacağımı bildirmek kendi tercihim. Zaten tam zamanlı çalışıyorum. Ev-iş dışında, başka meşguliyetlere zaman kalmıyor.  Ama söz konusu, karşılık beklemeden, emek verilerek, üretilen işler olursa bende akan sular duruyor.

Gelelim burada ki meseleye;
 Yasemin benim eski dostum. 
Tamamen doğal kumaşları yine tamamen doğal boyalarla boyayıp, harika runnerler, şallar, elbiseler yapıyor ve bunu yaparken asla, kimyasal, doğaya, insana zararlı maddeler kullanmıyor.
Bu runner ı elime aldığımda, yumuşacık dokusuna, mis kokusu ve kullanışlılığına hayran kaldım. Hemen kullanmak, yaz havası, deniz kokusu evimin her yerine yayılsın istedim ve İstedim ki, sizinde aklınızda bir yerlerde "Yasemin Mirel " yer etsin.
Emeğine ve Gökyüzünden denize
mavini bütün tonlarını evime doldurduğun için çok teşekkür ederim Yasemincim.

Yolun açık olsun.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!






Pazar, Mayıs 12, 2019

FOTOĞRAFIN DİLİ














Bloğu hazırlarken, sanırım en zorlandığım şey, fotoğrafların altına yazı yazmaya çalışmak. 
Yazmayı sevmediğimden değil, aksine kendimi her zaman "yazarak" daha iyi ifade edenlerdenim ama burada, bu sosyal medya dedikleri mecralarda, koyduğunuz fotoğrafların altına, o fotoğraflarla ilişkilendireceğiniz bir yazı kaleme almanız gerekiyormuş gibi bir bakış açısı var.
Örneğin instagrama bir çiçek fotoğrafı koyduğunuzda, çiçeğin anavatanından, tohumdan, taç yapraklarına kadar olan sürede başından geçenlerden bahsetmeniz gerekiyor :) yoksa yandınız. "Çiçek koymuşsun ama ingiliz kraliyet ailesinden bahsediyorsun, ne alaka?" diye size ayar çekmeye çalışanlar sırada bekliyor zira.

Ya da bir kek fotoğrafı koydunuz ve  altına "hadi iyi geceler" yazdığınızda, "ooo bu saatte kek mi" gibi geri dönüşler. 
 Altına, illa tarif vereceksiniz ve ya "ne güzelde kabarmış değil mi" gibi sohbeti artıracak, iştahı kabartacak notlar bırakmanız gerek.
Yoksa koy keki, "bugün canım nasılda sıtkın" de bakayım da gör.
Çiçek ve can sıkıntısı aynı karede olamaz:)
İşi gücü ayar vermek için hazır kıta bekleyenler için bulunmaz paylaşımlar tabi bunlar.

Diyeceğim, fotoğrafları biraz özgür mü bıraksak acaba?
İlla altını doldurmak, gerekli-gereksiz bir sürü şey yazmak yerine "sadece bak ve ne hissettirdiğini düşün"manasını mı yüklesek kendilerine.
Bırakalım fotoğraflar kendi dilini bulsun, kimse de kimseyi kırmasın şu üç günlük dünyada.

Mutlu olun,

İyi haftalar.

Emel















Pazar, Nisan 28, 2019

AHŞAP GÜNLERİ & BOYAMA İŞLERİ













Güneş ufaktan kendini göstermeye başlayınca, balkon-bahçe düzenlemeleri, yetmedi yeni ahşap işleri, boyama, ekme-biçme, temizlenme, arınma meşguliyetleri de beraberinde çoşku ile geldi.
Evlerimiz, ellerimiz, yüreğimiz, baharın ve güneşin güzel renkleri ile boyanabilir artık.

Mesela ben, ufak beyaz tabureyi, yeşil çay rengine boyamakla başladım. Sonra, pintereste görüp, fiziğine hayran olduğum -metecim sağolsun- bir komidinin, ruhunun daha güzel olduğunu üzerine koyduğum leylaklarla  anladım.
Hele hele, pale rengine büründüğünde ve kapağına taktığımız eskitme menteşelerle, bu kadar kısa sürede, dostluğuna,  uyumuna bayıldım.
Bir de o salonun ortasında,  "yahu ben geldim, siz nerelerdesiniz" edası yok mu?

Al çayını otur karşısına, o anlatsın sabaha kadar, sen dinle.

Muhabbet gönülden olunca, ha ağaçla konuşmuşsun, ha kuşla.

Sözsüz iletişim diye bir şey sonuçta.

Keyifli, mutlu haftalar

Emel








Pazar, Nisan 21, 2019

GÜZEL ŞEYLER OLSUN!














Hayatımız çiçekler gibi olsun. 
Çiçek gibi dostlarımız, çiçek gibi evimiz, çiçek gibi bir sabahla başlayıp, çiçek gibi geçen bir günün ardından, çiçekler gibi kokan yataklarımıza başlarımızı, huzurla koymak nasip olsun.
Bu sıkıntılı gidişat ancak güzelliklerle, sevgi ile hoşgörü ile yoluna girecek.

Boynunuzu eğmeyin sevgili çiçek dostlarım.

Umutla, çiçekli günlere doğru.

İyi haftalar olsun.

Emel





Pazar, Nisan 07, 2019

HAYALİMDEKİ EVİN SULU BOYA HALİ & TUZLU PASTANE KURABİYESİ

















Pintereste bakınırken, bu suluboya ile yapılmış  resime, hızlıca baktım geçtim, durdum bir daha baktım geçtim, hızlıca geri alıp bir daha baktım ve öylece kaldım.
Bir an içine daldım ve bu sefer uzun süre çıkamadım.
Hani hep diyorum ya, bahçeli bir ev. 
İçinde biz, bahçesinde tavuklar, kuşlar, arılar, çiçekler, kardelenler, manolyalar, leylaklar, sümbüller, nergisler, ağaçlar, köpekler, keçiler...
İşte bu o.
Eski çerçeveler buldum beyaz sandığımda. İçine yerleştirdim, koydum başucuma.
"Bir resim insanı nasıl bu kadar mutlu edebilir" adlı çalışma aslında.
Kim yaptıysa, elleri dert görmesin.
Bu bana uzun bir süre gider nasılsa.

Tuzlu Kurabiye:

125 gram tereyağ
1 çay bardağı sıvı yağ
1 yumurta (beyazı içine, sarısı üzerine)
1/2 Türk kahvesi fincanı ile sirke
1 yemek kaşığı mahlep
2 yemek kaşığı pudra şekeri
1 çay kaşığı tuz
Kabartma tozu
üzerine çörek otu-susam (çörek otundan içine de koydum)
Tam buğday unu (yumuşak ele yapışmayacak kıvama gelene kadar)

Hepsini karıştırıp, istediğiniz şekillerde / 180 derecede 20-25 dakika.

Mutlu haftalar