Perşembe, Ocak 31, 2013

Salı, Ocak 29, 2013

Mutluluk dediğin...


Bazen yeni alınmış bir kek kalıbı, bazen bir çiçek...
Çoğu zaman sevdiklerin, 
Genelde kendin.
"Beni seviyorum" diyorsan, "Seni seviyorum"u da rahat dersin.
Kendine şevkât gösterirsen, herkesi, her şeyi seversin.
"Mutluyum" dersen, mutlu edersin.
Mutluluğu hedef değil, "hayat yolun" seçersin.

Ne anladınız bu fotoğrafımdan?
Basit bir kek kalıbı işte! mi?
Üstüne, anlam yükleyecek, yazı yazılacak kadar, ne olabilir ki bir kek kalıbında?

Ne gördüğün değil, nasıl gördüğün işte, aslında önemli olan.

Anladınız siz!

Mutlu bir gün diliyorum.








Pazartesi, Ocak 28, 2013

Çörek







Şimdi bu çöreğe, sadece, "Tarçınlı" dersem, "Yulafa" ayıp olacak. 
"Yulaflı & Tarçınlı" desem, "Ceviz ve Badem"in gücüne gidecek. 
"Yulaflı &Tarçınlı & Cevizli & Bademli" dersem okuyucuya yazık. 
Bu kadar uzun ismi okuyana kadar tarifi okusun, ya da sadece fotoğraflara baksın yeter.
Ben kısaca "Çörek" demekle yetineceğim o halde.
Sonra da gidip, bir bardak sıcak çay alıp, yağan kar'ı seyrederek, bu lezzetin keyfini süreceğim.

Keyifli haftalar.

Cuma, Ocak 25, 2013

Haftasonu geldi...

Bu haftasonu, sabah ailece Kalamış'ta kahvaltı edip, öğlen balkondaki -epeydir boşladığım-çiçeklerimle sohbet etmek, akşamına da, ışıkları kısıp, kokulu mum eşliğinde, fonda hafif jazz dinlemek ve evin keyfini sürmek istiyorum.
-Kaprisli, assolist listesi gibi mi oldu Metecim?-
"Sabah Paris'te kahvaltı, "öğleden sonra Londra'da alışveriş" istemiyoruz herhalde. 
Bak buda iyi fikirmiş aslında!
Kahvaltıda, detayları bilare konuşalım.
 
Herkese neşeli haftasonları...
 






















Perşembe, Ocak 24, 2013

Mutfağım "Gül açtı"...


Şu sıralar hepsi sıraya girdi.
Önce sümbül açtı, beyaz çiçeklerini gösterdi, mis gibi kokusunu yaydı tüm evde.
Şimdi de pudra renginde, minik gül ağacım.
Her akşam eve geldiğimde, ilk işim, önce çiçeklerin en güzel kokularını üzerine sindirmiş "oğlumu" sarıp sarmalamak, sonra da kokularının hepsini harmanlayıp "oğluma" vermiş, çiçeklerimi koklamak.
Mutluluğun terazisi yok.
Ölçüyü sen ayarlıyorsun.
Bazen bir koku, bazen bir çiçek işte.

Mutlu sabahlar.




Çarşamba, Ocak 23, 2013

Kuru Zencefil "Aile hekimi"







Masa da, dekoratif durduğuna bakmayın, bu aralar, kurusunu demleyip çayını içme, tazesini rende yapıp, keke, çöreğe ekleme vakitleri. 
Tat olarak biraz acımtırak gelebilir, ancak, grip ve soğuk algınlığı için, -kontrollü kullanılmak kaydı ile- şifa dağıtan bir bitki.
Bal ve tarçın ile yakın arkadaş.
Karanfil ile baharat familyası içinde, uzaktan akraba.
Bu üçlü bir araya geldiklerinde ise, keyfin biri, bin para.

Sağlıklı, sıhhatli günler.









Salı, Ocak 22, 2013

Tatlı Patates






Yok böyle bir lezzet derken, yüksek sesle de düşünmeden edemiyorum.
Neden?
Niçin üretilmiyor, taş eksen, yeşerecek, sopa diksen kök verecek, bereketli topraklarımızda?
Eksik olan ne?
İklimse iklim, topraksa toprak.
Tuzlusu yetişiyorsa, tatlı olanı neden yetişmesin?
Avrupa ve Amerika' da, neredeyse, her et yemeğinin yanında, patatesin makbul olduğu her tarifte, bolca kullanılmasına, tüketilmesine rağmen, ülkemizde bilinmiyor, tanınmıyor ve kolay bulunmuyor.
Beta karoten deposu, lif kaynağı, antioksidan, hafif tatlı, tatlı olmasına rağmen, kan şekerini yükseltmeyen bu turuncu, güneş rengindeki sebze, hak ettiği değeri, ülkemizde, -ne yazık ki- henüz görmüş değil.
Bal kabağı gibi, "tatlı" niyetine, -hiç şeker koymadan- ceviz, fındık ile süsleyerek pişirebileceğiniz gibi, tavuk ya da et yemeklerinin yanına da alternatif olarak fırında, biraz zeytinyağ, karabiber ve biberiye ile pişirilebilirsiniz pekalâ.
Gerisi, ortaya çıkan şahane tadın keyfini sürmek.









Pazartesi, Ocak 21, 2013


Muzlu Kek





Standart başlangıç. 
Kararmaya yüz tutmuş iki adet muzu "nasıl değerlendiririm" diye düşünürken ortaya çıkmış, çok ta "Aman da aman, benim güzel muzlu kek'im" tezahüratına girilmeyecek bir tarif işte.
Kabarmak için bile 30 dakika düşünmesi gerekti - ki- şimdiye kadar pişirdiğim kekler içinde en uzun sürede pişeni. 
Tam 45 dakika.
Bu sürede, anca, kabına sığabildi.
Yerken, yoğun bir muz tadı hissediliyor olması, bu keki bir kez daha denememe sebep olabilir ancak, kabardığı anda, tepesine ulaşmak için, yanına merdiven dayamanız gereken kekler dururken, bu tarifi kara kaplı defterimde uzun süre saklayamayacağım sanırım.

Afiyetli, sıhhatli, göğsünüzü kabartan sözler, duyacağınız bir hafta olsun.

Cumartesi, Ocak 19, 2013


Sümbülüm açmış...

Kokusu mutfağa yayılmış, oradan salona.
Ufacık bir saksıdan, küçücük bir çiçekten, ev dolusu, MİS gibi çiçek kokusu sabah sabah, yüreğime ve ruhuma değen.
Evimde, bahar havası estiren.

Size de "MİS kokular" içinde, güzel bir hafta sonu dilerim.

Selamlar.




Perşembe, Ocak 17, 2013

Evde Taze Makarna





Ne kadar bereketli bir hamur. 
Yumruk kadar bir şey ve tepeleme 3 tabak makarna.

Makarna makinesini aldığımdan beri, kullanmak için zaman kolluyordum. Pazar akşamı nihayet, "makarna partisi" verdim evdekilere.  
Alp, makinede kesme kısmını halletti, ben hamuru hazırlama ve pişirme işlerini.
Mete'de, şarap kadehi elinde, yanımızda "bekleme"  gibi aslında "en zor işi" gerçekleştirdi.

Ufacık makinenin, küçük parmaklı oğlumla yaptıklarına, minicik hamurdan çıkan, büyük lezzete şaşırdım desem.
Ancak, en kayda değeni de, evde yapılmış, evde yenen, ev makarnası işte.
Sağlıcakla kalın, mutlulukla.

Pazartesi, Ocak 14, 2013

Lamba deyip geçme...




Alp'in çalışma masasına uzun zamandır aklımda olan lambayı sonunda yine, yeniden Mudo'da buldum.
Hem beyaz olacak, hem boynu uzun olacak, hem tepeden bakacak ama kibirli gibi de durmayacak dedim.
O da ne demekse?
Ama bu lambanın en çok, Alp'in oda içinde, tek kale şut çekişlerine maruz kalacağı için, takındığı "kaleci" edasını sevdim. Hafif yana yatmış, file bekçisi gibi.

Eşyalara kişilik yüklemeyi bıraksam da, sadece işlerini yapsalar di mi?
Hayır.
Birer "şahsiyetler" kanımca.
Çocukken başladım tabi onlarla konuşmaya. İsimler takmaya. 
Bahçede kocaman devasa incir ağacı dallarına çıkıp, surat çizip, isim koymuşluğum,  arada sırada kızıp dalına küsmüşlüğüm, sonra bağıra çağıra, Nur Yoldaş'ın "Şamdanlarıııııııııı" diye barış şarkıları söylemişliğim vardır benim. 
Doktor ilacım ne?

Neyse, Mudo bu işi biliyor. Eşyaya ruh, eşyaya anlam, kişilik katıyor.
Lambada yerini bulduğuna göre, biz çıkalım kerevetine o zaman.
Sağlıcakla, esenlikle.








Pazar, Ocak 13, 2013

 Elmalı Turta





Elmanın, "e" hali, "de" hali, "den" hali, bana göre her hali...
Hamurunu nasıl yaparsanız yapın, Tartlar krallığında, bundan öte lezzet yok gibi. 
Elmayı, ister dilim dilim, ister rende yapın, ister üzerini hamurla kaplayın, ister açık bırakın.
Lezzet aynı, keyif aynı. 
Hele o fırından yayılan mis kokusu, "bir çay demleyip hemen geliyorum" hissiyatı içinde, sohbetin dibine vurmanıza, hatta şen kahkahalarınıza sebep tarçın kokusu var ya...
Bence, iksir.
Dostluk, sohbet, sıcak duygular, mutluluk iksiri.
Haftaya mutlu başlama sebebi.
Sağlıkla, sıhhatle.

Cuma, Ocak 11, 2013

Kar'a rağmen ayakta...

Donduk, hastalandık, yollar kapandı, okullar tatil olup, işler aksadı ama onlar ne kar'a, ne soğuğa aldırmadı.

Güç, fizikten değil, ruhtan taşan aslında.


Mutlu, sağlıklı güzel bir hafta sonu dilerim.

Salı, Ocak 08, 2013

Anjelik Erik

Bu yaz sonu, markette, pazarda, bitti, bitiyor, kaçırmayayım, biraz daha alayım, komposto yapayım, marmelatıda harika olur derken, bir baktım annemin bahçede, yı-kı-lı-yor.
O kadar çok ki yerlere dökülmüş, biraz buruşmuş, hafif ekşimsi. 
Olsun.
Bir postumda daha bahsetmiştim anjelik erikten. buradan bakabilirsiniz.
Yok denecek kadar az şekerle kaynatıp, kavanozlara koyarsın, kışa saklarsın. 
İster tarta koyarsın, ister ekmeğe sürersin. 
Ben hafta sonu kahvaltısında, süt ve tahıllı buğday içinde bayılıyorum kendilerine.



Pazar, Ocak 06, 2013

Beyaz...beyaz...

Nasıl havalara girdi beyaza bürününce. 
Saçını yeni boyatmış kadın gibi, fark edilme telaşında.
Daha düne kadar arka odada, kıyıda, köşede, gazete ve dergileri beklerken, şimdi salonun baş köşesinde, "buradayım ey diğerleri, nasıl olmuşum?" diye soracak sesi çıksa.
Anladık, sende haklısın.
Değişim iyidir. 
Özünü kaybetmeden.
Hem ruha, hem bedene,
Arada takviye.




Cumartesi, Ocak 05, 2013

Haftasonu Yıldızı...

Sıcak battaniye altında, sahilde olduğunu düşünmek, yıldızların altında, bir kup böğürtlenli pudingi dondurma niyetinde yemek...
Kimine göre, zamanlama yanlış, fazla hayalci.
Bana göre ise, bir çeşit "meditasyon" söylemiş olayım.
O zaman;
Hayallere sığmayan bir hafta sonu olsun.
Kalınız sağlıcakla.


Cuma, Ocak 04, 2013

Ağaç yaşken...



Çocuğa görgüyü, adabı kitaplardan öğretmeye kalkmadan önce, daha daha önce, çok önce, donatın onu, sizi izleyerek, sizi aynalayarak öğrensin, sindirsin içine.
Ruhunu, gözünü evde beslesin.
Kitaplar, sütlü çikolata gibi olsun üzerine. 
Keyif versin.
Mutluluk versin.
O zaman bin kat daha işe yarıyor kitaptan aldıkları.

Yapı kredi yayınlarından çıkan "Yemeğe Kurt Gibi Saldırılır mı?" görgü kurallarının yanı sıra, aynı zamanda da, doğru ve sağlıklı beslenme hakkında çocuklara eğitici bilgiler sunuyor.
Hem aileler için, hem çocuklar için referans niteliğinde.
Alper Uygur'un kalemine, okulumuzun bu harika yayını çocuklar ile tanıştırmasına binlerce teşekkür.





Perşembe, Ocak 03, 2013


     Mutlu hissetmek için...

Sev, dile, sevdiklerine sarıl, yardım et, ağız dolusu gül, güzelliklere "bakar gibi" yapma, gör!, yeni şeyler dene, asla küçümseme, tadına bak, mideni şişirecek kadar yeme, ruhunu besle, üret, çalış, daha az tüket-azla yetin, geniş olsun göz penceren, aradan bakma ve en önemlisi yine... yine... yine... ŞÜKÜR ET.
yeni yıl için, herkes için.




Çarşamba, Ocak 02, 2013

Minik poğaçalar



Bu aralar, -dikkat ettiğinize eminim- fotoğraflarımı kolaj yapmaya başladım. Bir tür mozaik yerleştirme. Bunun sebebi, sınırlı sayıda fotoğrafı bir posta sığdırmak zorunda kalmak istemeyişimden. Bir yemeğin ya da objenin fotoğrafını çekerken, farklı kareler yakalamak için sekiz takla attığım durumlar nedeniyle, birikmiş bir fotoğraf ordusu ile karşı karşıyayım ve ben hiç birini bir diğerinden ayıramıyorum iyi mi? 
Hepsi o kadar güzel poz veriyorlar ki bana. Şunu mu koysam, yok bunu koyayım derdimi ancak bu teknik çözecek gibi.
Şimdi ne alâka minik poğaçalar tarifi dururken, benim tekniğimden size ne değil mi? Uzatmamayım da, sadede geleyim en iyisi.

Keyifli bir gün, sağlıkla.

Salı, Ocak 01, 2013

Hoşgeldin 2013
2013 geldi gelmesine de, çam ağacımızın süsleri bir süre daha bizimle kalmak ister gibi. Yani ben çıkarmaya kıyamadım. Hafta sonuna kadar, salonumuzu şenlendirmeye devam etsinler, sonraki görüşmemiz kısmetse 2014 kışına.
Sağlıklı, eğlenceli ve daima şen bir yıl olsun.