Çarşamba, Ekim 31, 2012






Hadi, sonbaharın bu son güzel "Ekim sabahının" keyfini çıkarın...
Bugün bir daha yok. Dünü ve yarını bırakın...
Hayat, "önümüzdeki maçlara bakacağımız" bir lig değil ki!
Şampiyon sensin zaten.

Evinizde iseniz, açın pencereleri ve "deli dolu lodosun" ılık nefesi dolsun odalarınıza...
Biraz kasımpatı koklayın. İçinize çekerek ama...
İş yerinde iseniz, gökyüzünü gören bir pencereden derin nefesler alarak, çay yudumlayın.
Kaçamak olsun...
Fal bakın, öğlen yemeğinden sonra arkadaşlarınızla.."atmasyon olanı makbul" diyerek kahkahalarla..
Ve dua edin.
Sağlık için, sevgi için, sevdikleriniz için ve aldığınız her nefes için.
Güzel bir gün  daha başlasın...




Salı, Ekim 30, 2012



Revani
Revani dediğin irmik kokmalı biraz...
Çatalı batırdığında, irmikler damağına değmeli...
Sadece un ile yapıldığında, adına "Revani" diyemiyorum ne yazık ki..
Una bulanmış bir tatlı olup çıkıyor kısa yoldan...
Şekerparede de durum aynı. 
İrmik girmeli, içlerine işlemeli bu tatlıların. 
Sonra, bütünleşmeli, un ile...
Bademle flört etmeli...
Hindistan cevizini baş tacı yapmalı...
Şerbetle arasına biraz mesafe koymalı...
Öyle çok vıcık vıcık olmamalı ilişkileri,
Herkes duracağı yeri bilmeli.

Salı, Ekim 23, 2012

Pazartesi, Ekim 22, 2012





Üzümlü Kek
Alışkanlık..
Pazar sabahı, 06:30'da kalk ve mutfaktan ekmek, kek, krep,veya yumurtalı ekmek kokuları yayılsın eve..
O kokuya kalksın herkes bir bir.."ne kokuyor" "ne pişiyor" diyerek sabırsızlıkla kahvaltıyı beklemeye başlasınlar..
Annemden kalan, bir ritüel benim için..
Çocukken, tek gözlü, ocakta pişen kek tenceresine, gözler kapalı, burnunu ilk değdiren uyanır, bir parça almak için sıcacık yatağımızı, ocak başına tercih ederdik.
Ne kokuydu ama..
Hala burnumun ucunda..
İstiyorum ki şimdi aynı kokularla büyüsün Alp'im..
Okuldan eve geldiğinde veya sabah kalktığında, vanilya koksun, kurabiye-kek koksun her yer..
Mutluluğu çok uzaklarda aramasın, bir parça kek kokusunda bile hissetsin onu..

Pazar, Ekim 21, 2012



Erica (Funda)

Çalıların en güzeli..
Kış aylarımın vazgeçilmez çiçeği. 
O çıktığı zaman anlarım ki yaza veda..kışa merhaba..
Kışı kış yapan, bu güzellikleri görmeden, yaşamadan kış geçer mi? 
Alın yanı başınıza, koyun kahvenizi..varsa bir parça kek..kitap okuyun  ya da boş boş camdan dışarıya bakma halleri yaratın..
Mutlu pazarlar...

Erica (funda) detaylı bilgi için  buraya



Cumartesi, Ekim 20, 2012




Kurban bayramı yaklaşırken, doğaya ve hayvanlara eziyet ortamı yaratanlara, olur olmadık yerleri "kurban satış alanı" yapıp, koskoca şehrin, "büyük bir ağıla" nasıl döndüğünü görmeyenlere ve o "akıllara zarar" kokunun varlığına inat..
Hâla..
EVİM..EVİM..
MİS GİBİ ÇİÇEK KOKAN, GÜZEL EVİM..diyebiliyorsan..
Ne mutlu.

İyi hafta sonları dilerim.


Cuma, Ekim 19, 2012




Ahşap Çay Kutusu
İlk fotoğraf, kutunun, "Migros'un mutfak malzemeleri" rafından alınarak eve getirilen ilk hali. 
Fiyatı 3.-TL
İki gözü olan, üzeri cam kapaklı bir kutu, çay kutusu.
İkinci fotoğrafta da boyanmış ve yerini bulmuş son hali...
Gri sprey (polisan) boya, camı kapatacak - boya sıçramasın diye- bir koli bandı, siyah keçeli kalem ve küçük beyaz bir kağıt yeterli. -Tea yazısı için-
Bir de yapıştırmak için tutkal...
Üçüncü fotoğrafta artık keyfini sürme vakitleri...

İyi haftasonları hepinize...



Perşembe, Ekim 18, 2012




Kitap okuyan, köpek biblo - Mudo
Bazı eşyalar vardır ve ya objeler..Göz hizasından ayırmak istemezsiniz. Olduğu yerden alıp, başka bir yere koyarsınız ama uymaz..
Alıp eski yerine oturtursunuz yine..
Gözünüz takılsın istersiniz.
Bu "köpek biblo" da onlardan.
Alp'in doğum gününde, odasına koyması için almıştım.
İfadesi o kadar gerçek ki..bazen içimden,  elinden kitabı hızlıca çekip, dikkatini dağıtmak geçiyor..

Çarşamba, Ekim 17, 2012


No. 35

Mudo, fener olarak düşünmüş ama vazo olarak ta  hiç fena durmadı hani..

Güzel bir gün dilerim..

Salı, Ekim 16, 2012




Yıldız anasonlu, Tarçınlı çay

Çin kökenli bu baharat, özellikle kış aylarında, çay ile tüketilmek için çok uygun diye okudum bir kaynakta. Çin mutfağında, baş tacı edilmiş, her türlü sos ve yemekte kullanılan bu keskin aromaya sahip, odunsu ve çekirdekli baharatı, bir "baharat sever" olarak, demezsen olmaz diye düşünerek gidip aldım.
Latince adı "star anise" olarak geçiyor.
Sert kabuğunun içinden çıkan taneler, çaya eşsiz bir aroma katıyor. Nane, tarçın ve limon ile demlediğinizde de bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi aynı zamanda, tokluk hissi yaratarak çabuk acıkmanızı engelliyor.


Cuma, Ekim 12, 2012

Su Muhallebisi




Gül suyu, çoğu kişi için güzellik malzemesi ama tatlılara kattığı rayiha bana göre içimizi güzelleştiriyor.  Hani "dışardan değil, içerden destekleme" durumları..
Güllaç yaparken vazgeçilmez olan gül suyu, bu sefer, su muhallebisi ile görücüye çıkıyor gibi edalı...
İçine bir kaç damla bile tadını daha da güzelleştiriyor. Üzerine koyduğum çikolata sos bile bu güzelliği gölgeleyemedi. iyi mi?

Perşembe, Ekim 11, 2012




Şapkasız, dolabın bir kenarında sabırla, uzun zaman bekledi. 
Deniz kenarından topladığımız dal parçaları, boşta duran şapka ve bir urganın, onun hayatını tamamen değiştireceğini nereden bilebilirdi ki..
Şimdi dolabın içinden çıkıp, pencere kenarından, ışığını yansıtma zamanı..




Çarşamba, Ekim 10, 2012



Kıymalı Börek

Yapımı kolay, yemesi lezzetli bir tarif. 
Kıymalı veya peynirli nasıl isterseniz deneyebilirsiniz.
Tarifte -kayınvalidemin  defterinde- "kabartma tozunu" görünce, "ne alâka" dedim ama sanırım "pofidik" olmasının sebebi bu.

Cuma, Ekim 05, 2012


Fırına girmeden önceki hali...-üstte-




Zebra Kek

Küçük bir kürdanla "sanat eseri" ortaya çıkar mı?
Bence evet!
Hamur üzerine bir iki çizik ile ortaya çıkan görüntü ve tat muhteşem.
Çocuklar için yemesi zevkli ve yapımı kolay bir kek tarifi bugün size.
Keyfini çıkarın,
İyi hafta sonları...

Perşembe, Ekim 04, 2012




İlk görüşte aşk'tı zaten...

Bu avizenin, eve gelişinin üzerinden, 4-5 sene geçti,
Ne o sıkıldı bizden arıza çıkardı, ne biz ondan.
"Taş yerinde ağırdır" ya...
Orası onun.
Bütün ihtişamı ile her baktığımda, "iyi ki" dediklerimden.
Öyle kasıla kasıla yukarıdan aşağıdakilere bakması bile hiç rahatsız etmiyor bu yüzden.
Belki de,  bazen hayata şöyle bir durup tepeden bakmak lazım.
Avize gibi,
Işıldayarak, ışık saçarak...

Güzel günler.




Çarşamba, Ekim 03, 2012

İrmik Helvası




İrmik Helvası
Tatlı yapmak zordur.
Tencere yemeklerine benzemez. Kavur soğanı, doğra domatesi.
Yanlış anlaşılmasın, tencere yemeklerine göre yapımı daha meşakâtli, içine, un, şeker, irmik girdi mi milimetrik sapmalara tahammülü yok demek istediğim.
Yapımı kolay gibi görünse de, dikkat edilmesi gereken bir "matematiği" var irmik tatlısının da...
Yağını, şekerini, tane tane kıvamını, kahverengi halini iyi ayarlayamazsanız bir halta benzemiyor ne yazık ki..
Bir de geleneksel tatlılardan biri olarak düşünüp, eşe-dosta dağıtmayı planlıyorsanız, mevcut tarifinizi bir kaç kez gözden geçirmeniz gerekiyor.
Bu tarifi ilk uyguladığımda - 2 yıl önceden bahsediyorum- hayal kırıklığı ve bir kap dolusu irmik tatlısı ile baş başa kalmıştım. 
Çünkü ben el-göz ayarcılardanım. 
"Matematik" kısmını es geçerim genelde...
Ama  yanlış..
Eğer ölçülere sadık kalırsanız, fotoğrafta göründüğü kadar lezzetli ve anında tükenen bir irmik tatlısı ile gururlanıp, gönül rahatlığı ile paylaşabilirsiniz aileniz ve tüm dostlarızla.

Salı, Ekim 02, 2012




tek bir dokunuş..
bir yastık..
bazen bir fincan..
çoğu zaman mumlar..
Evi, mabedimiz yapmaya yeter de artar bile..

Mutlu sabahlar..



Pazartesi, Ekim 01, 2012





Elmalı Kurabiye

Tarçın ile elmanın aşkı..
Pudra şekeri ile taçlandırılmaları..
Yanında çay ile uyumları..

Bu ahenk, dünya var oldukça sürecek gibi..