Perşembe, Mayıs 31, 2012





Bauhaus'un hobby - ahşap boyama reyonundan aldığım bu çapraz bacaklı küçük sehpa, ham ahşap olarak eve geldi.


iki gün boyunca, iki kat beyaza boyandı ve kuruması için balkonda bekledi.


Tüm ön hazırlıklara rağmen, eller boya, yerler boya, arada bir saçımda beyaz boya:)


Ama değdi.


Pencerenin kenarına kondu, üzerine bahçeden yeni toplanmış bir- iki dal ve çiçek ile süslendi.


İyi ki geldi.







Salı, Mayıs 29, 2012

Kekikli & Dereotlu Poğaça






Aslında bu poğaçaya, "otlu poğaça" desek daha uygun olacak.
Maydanoz, kekik ve dereotunun beyaz peynir ile kardeşliği... 
Pazardan alınan, plastik bir poğaça şekillendirici ise tüm bu lezzetlere görsellik katma aşamasında bir numara. 
Ne zaman, hangi pazardan aldığımı bile hatırlamıyorum ama iyi ki almışım dediğim bir kaç mutfak aletimden biri.
işin büyük bir kısmını o hallediyor bilesiniz. 

Cumartesi, Mayıs 26, 2012

Çeşme-ONTUR




Kısa bir tatil,
Uzun bir yolculuk.
Mutlu, mutlu, mutlu hafta sonları.

Cuma, Mayıs 25, 2012

bebek.com


inspirations at home bebek.com' da.
 buradan

Sakızlı Muhallebi







Hangi fotoğrafı koyacağımı bilemedim. 
Hiç birini birbirinden ayıramadım. Yerken de hepsini yemek istedim.  
Dolabın en arkasına saklayıp, kimse göremesin, arada sırada gidip gelip kaşıklayayım istedim. 
Hatta kaşık bile içinde kalsın istedim..
Bu muhallebi beni şaşkına çevirdi.
Alaçatı'dan geçen sene getirdiğimiz,  damla sakızı macunu ve annemin bahçe böğürtlenleri.
Muhteşem uyum.
Yemede yanında yat, hatta al yatağına, gece-gündüz bir kaşık ağzına at:)

Perşembe, Mayıs 24, 2012

Alp'in odasına kuş bakışı


Alaçatı dağ kekikleri




Sadık dostlar...

Alp'imin okuldan gelmesini sabırsızlıkla bekleyen birileri daha var. 
Az önce banyodan çıktılar:)
Ahşap Tabure / IKEA





Günlerdir aklımda,
Giyinme odasında duran huş renkli ikea tabureyi  buradan  beyaza boyayarak, mutfağıma taşıdım.
Sırada büfe var ancak, biraz daha cesaretlenmem, boya konusunda bilgilenmem gerekiyor.
Eşyalara yeni bir ruh, eve yeni bir enerji için, arada küçük değişiklikler yapmak şart
Hele enerji patlamaları ile dolu mevsimlerden bahar, aylardan mayıs ise.










Salı, Mayıs 22, 2012


Çiçek, çiçek, çiçek...


Güzel bir gün olsun.
Minik Ayaklar

 Alp'in, yeni yürümeye başladığı zamanlarda, -1 yaş civarı- almıştık bu keten beyaz ayakkabıları.
19 numara. 
Minicik.
Zaman ne kadar hızlı akıyor. Şimdilerde 38 numara dar gelmeye başladı.
Geçenlerde, sakladığım kutudan çıkardım bu minikleri. 
Sehpanın üzerine, gözümün önüne yerleştirdim. 
Bir de fotoğraf.
Tamamdır.


Fırında Sebzeler






Kabağın ve patlıcanın her türlüsünü seviyorum ancak, tavada bol yağın içinde kızartma yapılmak sureti ile yenen dönemleri kapatalı epey oldu.
Yıllar önce midemin, bana baş kaldırması neticesinde, yağda kızarmış her şeyi çıkardım hayatımdan. 
Yoksa, mücver, kızarmış patlıcan-kabak üzeri yoğurt deyince, akan sular dururdu benim için.
Fırında, marine edilmiş sebzeler, yağ ile sorunu olanlar ve diyet yapanlar için hafif, bir o kadar sağlıklı bir yöntem.
Öyle uzun uzadıya yazılacak bir tarifte değil.
4-5 kabak,  2 patlıcan (soymadan, tuzlu suda bekletilmiş), karabiber, sarımsak (2-3 diş bütün), tuz, süslemek için kırmızı biber, 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ ve dereotu. Bu kadar.
Kabakları soyucunuzun tırtıklı tarafı ile yol yol çizgiler halinde, halka şeklinde doğrayın. 
Yağlı kağıt serili tepsiye dizin.  Patlıcanları da halka halka doğrayın. Üzerine, kırmızı biberleri ve dere otlarını koyun. Aralara sarımsak yerleştirin. 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ üzerine gezdirin, taze çekilmiş karabiber ve tuz ilave edin.
180 derecede 15-20 dakika pişirin.



Pazartesi, Mayıs 21, 2012

Yeni yastıklar




Bu hafta sonu tuttum kendimi:)
Koltuğun yerini değil ama yastıklarını değiştirdim. 
Yeşil kadife yastıkları bir süreliğine yatak odasına - seyahate- gönderdim. 
Hava değişimi iyi gelir düşüncesi ile.
Sanırım, kışa doğru, kadifeler seyahatten dönene kadar, bu çizgili yastıklar ile koltuk arasındaki, seviyeli ve ciddi birliktelik devam edecek.
Ben, çok yakıştırdım birbirlerine.
Arada bir eşyalar arasında da çöpçatanlık yapmanın kime ne zararı olabilir ki!



Pazar, Mayıs 20, 2012

Cumartesi, Mayıs 19, 2012

Yalova'nın Gülleri, başkadır renkleri...





Güller, kayın pederimin bahçesinden.
Kendi elleriyle diktiği,  gözü gibi baktığı ve büyüttüğü  dünya güzeli çiçekleri.
Metecim, Çanakkale dönüşü, Yalova'ya uğramış. Bir kucak dolusu gül toplamış vermiş eline "emel'e götür" diye.
Çiçeklere merakımı, sevgimi, sevineceğimi bildiğinden.
Salonda sehpa üzerinde, biraz balkon masasında, çokça da mutfakta yanı başımdalar. 
Şimdi soldurmadan uzun süre bizimle kalmalarını sağlama telaşı.
Güzel, mutlu, renkli bir hafta sonu diliyorum.







Cuma, Mayıs 18, 2012

Pizza- Mantarlı & Mısırlı









Akşamdan, Alp'e söz verdim, "Okuldan geldiğinde, sana pizza yapacağım" diye. 
Ancak elimde doğru düzgün bir tarif yok. İnternet'ten güvendiğim yemek bloglarına bir göz attım ama hiç birinin tarifi birbirini tutmuyor. Birinde hamura yağ koymuş, diğerinde koymamış. Biri mayalamak için süt kullanmış diğeri su ile yapmış. Kafam karıştı iyice.

O sırada annemin, yıllar önce bana verdiği bir tarif kitabı aklıma geldi.  Kapağı bile olmayan, adı sanı belli değil bir kitap. Ayakta duracak hali olmadığı için de çekmecede tutuyorum. O kadar eskimiş yani. Ancak, yaptığım hiç bir tarif boşa gitmedi o kitaptan. Çok değerlidir benim için.
İşte, o kitabın içinden çıkan yine hazine değerinde bir Pizza tarifi.

Ufacık bir hamurdan 3 orta boy pizza çıktı.  Kenar içlerine de peynir koydum. Yerken, sıcacık peynir aktı içlerinden.
Biz salam, sucuk sevmediğimiz için içine mantar, mısır ve bolca kaşar peynir koydum. İçi tamamen size ait.
İçi sizin, dışı benim yani.
Yemeğe doyamadık. Hafta sonu tekrar yapılacak. Bu sefer, kenarlarına susam da konulacak.


Perşembe, Mayıs 17, 2012

Kerevizli, Tavuk Suyuna Çorba


(Alp' in BETA SAVAR çorbası)


Geçen hafta,  Alp'imin boğaz ağrısını bir türlü geçiremedik.  Yutkunurken acıyor, bir şey yiyip içemiyor.  
Halsizlik, yatmaya yatmaz, kalkmaya kalmaz durumları ve gözler 4/3 bakıyor.

Doktor, boğaz kültüründe Beta'ya rastladı. Hemen antibiyotik ve yatak istirahati tabi.

Bir kaç gün, öğlen ve ya akşam yemeklerinde bu çorbayı içti.  

Baktık durum iyiye gidiyor, biz buna, "BETA SAVAR ÇORBA" dedik. Boğazı yumuşatıyor ve Alp in deyişi ile " içime bir enerji geldi anne":)

Benimde, nedense her kırıklık, kırgınlık hallerinde aklıma ilk gelen tavuk suyu çorba oluyor. Bilimsel bir geçerliliği var mı bilmiyorum ama adına kitaplar yazılmışsa ve durumu gerçekten kurtarıyorsa -ki deneyerek sabit- elinizin altında, sürekli tavuk suyu bulundurun. İşe yaradığı kesin.